Rabıta (Bağlanmak,Bağ)


#1

RABITA

Rabıta sözcüğü rabt kökünden türemiştir ve “birleştirmek” ve “bağlamak” anlamlarına gelmektedir. Sofiler onu dervişin mürşidine teveccühü yerinde kullanırlar.
Diğer bir yaklaşımda rabıta yeri manevi muhtemel yada muhakkak saldırılara karşı din ve dince mukaddes sayılan şeylerin korunmasında kendisini adamak demektir.
Sofilerin üzerinde durduğu rabıta ferdi ve özel rabıtadır.
Tarikatlar rabıtayı şu şekilde uygular mürid, mürşit bildiği zatı kendi iki kaşının ortasında kendisini de onun iki kaşı ortasında gibi mülahaza eder,onun şemalini hayat tarzını siretini iç alemini aklına getirerek onun gibi olmaya çalışır ve kendini öyle olmaya zorlar.

Burada bir bakıma Allah ile kul arasına başka birisi konmuş gibi olmaz bunun böyle olmadığı’da açıktır. Bize göre bu anlamda rabıta emekleyen bir insanın tavus kuşu misali göklerde pervaz eden birinin arkasına takılması ve hedefine ulaşmak için hızını arttırması demektir…