MINDFULNESS - Bilinçli Farkındalık


#1

Mindfulness Nedir ?

Psikoloji biliminde son zamanlardaki en popüler ve hızla yayılmaya, benimsenmeye başlayan bir kavram olarak mindfulnessı duymak çok mümkün. Ben mindfulnesla ilk olarak lisans eğitimimin son senesinde Doç Dr. Zümra Atalay hocamız tarafından açılan ders sayesinde tanışma fırsatı yakalamıştım. ‘‘Bilişsel Davranışçı Terapilerde Üçüncü Dalga Yaklaşımları; Kararlılık-Kabullenme ve Farkındalık Terapileri’’ adında epeyce uzun bir o kadar da merak uyandıran bu dersin içeriğine tam olarak vakıf olmasak da hocasının hatrına seçilen dersler vardır ya hani konu ne olursa olsun eğlenceli geçeceğini bilirsiniz. İşte tam olarak o nedenle seçtiğimiz bu dersin ne denli eğlenceli ve bir o kadar da faydalı olacağını bilmiyorduk diyebilirim neredeyse hepimiz adına. Bir de işin gizemli boyutu var elbette Türkiye’de ilk kez Koç Üniversitesinde açılan bu ders ikinci olarak da bizler için açılmıştı. Bu da bizler için dersi almak adına kafiydi.

Gel gelelim bu dersin on dört hafta boyunca bizlere neler kattığına ve asıl konumuz olan şu ki bende uyandırdığı merak ve ilginin zamanla nasıl büyüdüğüne. Mindfulness öncelikle kelime manası olarak bilinçli farkındalık, bilincinde olduğunun bilincinde olma gibi anlamlara gelmektedir. En temel manada bireyin zihinsel olarak tamamen şimdiki anda olması ve o ana odaklı biçimde düşünmesi, davranması, hissetmesini içermektedir. Mindful bir zihin sadece içinde bulunduğu anın farkında olup, geçmiş ve gelecek adına üzüntü, kaygı, endişe, stres gibi durumlardan uzak kalmayı başarabileceği için kıymetli olmaktadır. Düşünüldüğünde yaşamda şimdiki anda olmanın bugünü yaşarken geçmişte kalan dün ve henüz gerçekleşmemiş olan gelecek için endişelenmenin bizlere hiçbir faydası olmamasının yanında bir de şimdiye odaklanmamızı sağlayan enerjimizin emilmesine de sebebiyet vermektedir.

Bilinçli farkındalık hali, tam bir uyanıklık hali olarak adlandırılmaktadır. Bireyin bu hale gelmesi için farkındalığını kademeli olarak arttırması gerekmektedir. Zaten bilinçli farkındalık yedi gün yirmi dört saat bireyde aktif olabilecek bir hal değildir. Buradan anlaşıldığı üzere farkındalık hem kademeli olarak arttırabilir olup hem de her an aynı düzeyde muhafaza edilememektedir. Bilinçli farkındalık en çok da strese karşı daha dirençli ve güçlü olabilmek adına bizlere umut vermektedir. Bakıldığında özellikle bazı bedensel hastalıkların temelinde uzun süre yoğun strese maruz kalmanın olduğunu bilmekteyiz. Günümüzde hem zihnen hem de bedenen bağışıklık sistemimizi en çok sekteye uğratan faktörlerden birinin de stres yaşamak olduğunu bildiğimiz üzere, böyle bir uygulama ve bilginin varlığının bizler için kıymetli olduğunu düşündüğümü belirtmek isterim. Anti-depresan kullanımının hat safhalara ulaştığı günümüzde belki de böyle zihni temizleyen, bu denli işlevsel uygulamalara biraz daha sıcak bakmayı düşünebiliriz. Bilinçli farkındalık yalnızca stres veya hastalık halinden uzaklaşmak için değil genel beden zihin ve ruh bütünlüğü açısından da kişiye oldukça avantajlı bir zemin oluşturmaya müsait bir konumdadır.

Mindfulness adına daha pek çok söylenecek söz olduğunu belirterek, şimdilik bu konuya bu şekilde bir giriş yaptığımı ve bununla ilgili düşünmeye, okumaya ve bahsetmeye devam edeceğimi belirtmek isterim.