Başkanlık Kimin Hakkı ?


#1

‘‘Riyaset’’ kelimesi,bir işin idaresini üstlenmek,önde bulunmak,başkanlık yapmak,reis olmak ve başı tutmak gibi manalara gelir. Aslında riyaset denilince,genellikle devlet başkanlığı akla gelmektedir. Fakat, dünden bugüne Hak dostları bilinen herkes tarafından tanılan bir insan olmayı da riyaset çerçevesinde değerlendirmişlerdir.

Ve baş olma sevdasını Allah dostları çok büyük bir tehlike olarak görmüşlerdir. ‘‘riyaset şehveti’’ olarak ifade etmiş ve onu diğer beşeri zaaflardan daha helak edici bulmuşlardır. Bundandır ki '‘Evliyanın kalbinden en son çıkan kötü huy riyaset tutkusudur! sözü meşhur olmuştur. Ama idarecilikte toplum hayatı açısından mecburidir. Köyler muhtarsız, ilçeler kaymakamsız, iller valisiz, devletler’ de başkansız olmaz. her toprakta reislerin, başkanların, idarecilerin olması şarttır. Bu zarureti kabul etme ve işi ehline vererek onun gereğini yerine getirme başka bir meseledir.

PeygamberEfendimiz (s.a.v) ''Şu idarecilik husunda insanların en hayırlıları idareci olmadan evvel idareciliği pek fena gören ve onu hiç arzu etmeyen kimselerdir. İnsan riyaseti zaruret olarak kabul etse kendine pay biçmeden meseleyi emin ellere teslim etme gayretinde olmalıdır…