Katliamlar, Canlı Bombalar ve Travma - 2


#1

Psikolojik travma hakkında tanım niteliğinde bir giriş yaptıktan sonra, daha detaylı olarak etkilerinden bahsetmek isterim. Çünkü hemen hemen her insanın yaşamı boyunca mutlaka bir travmatik olay yaşaması, tanık olamsı veya duymuş olması ihtimalini göz önüne alacak olursak, bizler için oldukça önemli bir konu olmaktadır. Özellikle de kadınlar erkeklere oranla daha kolay travmatize olup, daha fazla travmaya maruz kalmaktadırlar.

Bunun bir canlı örneğini, yaşanan olayların toplumu nasıl bir hala getirdiğini açıkça gözler önüne seren bu videoyla görebilirz;

İşte bu videoda da görüldüğü üzere, insanlar sürekli bir tedirginlik, panik ve uyarılmışlık halindeler. Şehirlerinde meydana gelen büyük patlamadan sonra bir paranoya hastası gibi yersiz şüpheleri ve korkuları var artık. Nitekim paranoyanın altındaki en temel duygudu kokudur en nihayetinde. Derinlerde hep bir baş edilemeyen korku oluşur ve insanın aslında gerçeklik payı olmayan düşünceler üretmesine neden olur.

Travmanın izleri tedavi edilmezse etkileri uzun süre devam eder !
Tedavi olunmadığı sürece kendiliğinden geçmeyen ve bireyin davranış -düşünce- duygu bütünlüğünü bozan bir etkisi vardır travmaların. Tedavi edilmezse kronikleşir ve aslında zihnimizde hiç yapmaması gereken bir şey yaparak, kuytularda derinlerde saklanır. Saklanma işlemi onu masum gibi gösterse de gerçekte pek de öyle değildir. Bireyin olaylara daha dürtüsel tepkiler vermesine neden olabilir. Muhakeme etme becerisine zarar verebilir. Genel olara bilişsel yetilerin düzgün çalışmasına olumsuz etkide bulunabilir. Yapılan çalışmalara göre tedavi almayan vakalardan % 25’ inin 1 yıl içinde, % 40’ inin 2 yıl içinde iyileştiği, ancak hastalarin % 50’sinin 6 yıl sonra bile rahatsızlıklarının ayni şekilde sürdüğü görülmüş.

Travma Tedavisi EMDR ( Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma )

EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır.

EMDR’ye göre rahatsızlıkların, olumsuz duygu, düşünce, davranış ve kişilik özelliklerinin arkasında uyum bozucu, işlev bozucu, işlenmeden ve izole bir şekilde depolanmış bu tür anılar yatar. Kişinin kendisi ile ilgili olumsuz inançları (örn: Ben aptalım), olumsuz duygusal tepkileri (başaramamaktan korkma) ve olumsuz somatik tepkileri (sınavdan önceki gece karın ağrısı) problemin kendisi değil, semptomları, bugünkü dışavurumlarıdır. Bu olumsuz inanç ve duygulara yol açan işlenmemiş anılar şimdiki zamandaki olaylar tarafından tetiklenmektedir.

EMDR, bu tür izole anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması, öğrenmenin sağlanarak bilginin adaptif bir şekilde depolanması mümkün olur. Danışan artık rahatsız olmaz ve anıyı yeni ve sağlıklı bir perspektiften görür.
EMDR terapisi ile sadece semptomlar ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar ve olumlu duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirip kişisel gelişim sağlar.

EMDR Terapisi Nasıl Uygulanır?

EMDR terapisinde 8 aşamalı, üç yönlü (geçmiş, şimdi, gelecek) bir protokol uygulanır. Hedef, geçmişte yaşanan anıların yeniden işlenerek duyarsızlaşmanın sağlanması, bugünkü semptomların tedavisi, danışanın gelecekte karşılaşacağı benzer sorunlar karşısında, kazandığı olumlu inanç ve duyguların geliştirdiği yeni bakış açısının yönlendirdiği davranışları gösterebilmesidir.


Katliamlar, Canlı Bombalar ve Travma - 1