Çocuğumu tacizden nasıl korurum ?


#1

Adem Güneş’e göre kız ya da erkek, çocukların kendilerini hasta ruhlu insanlardan koruyabilmesi için mutlaka mahremiyet duygusunu kazandırmak gerekiyor. Peki nasıl? 10 maddede anlatıldı.

Ensar Vakfı’na bağlı olduğu iddia edilen vakıf ve dernek evlerinde kursa giden erkek çocuklara yönelik taciz olayı Türkiye’yi sarstı.

Toplum içinde genel olarak, çocuklara yönelik taciz vakalarının artması aileleri endişeye sevk etti. Pedagog Dr. Adem Güneş, “Nezaket ve Zarafet İçin Mahremiyet Eğitimi” kitabında konuyla ilgili çok önemli ayrıntılara değiniyor.

Reflekslerini Geliştirin

Çocukların mahremiyet eğitimi tek başına nasihatle veya korkutmalarla olabilecek bir şey asla değildir. Hâlbuki “Temel Davranış Refleksi” gelişmiş bir çocuk kendisine yönelecek bir tehlikenin, tehlike olduğunu fark etmese bile, ani bir refleksle o tehlikeden kendisini koruyabilir.Çocuk, kendisine yönelen anormal davranışın ne anlama geldiğini bilmese dahi ciddi rahatsızlık duyar ve o an o ortamdan uzaklaşmak ister. Temel davranış refleksi, çocuklara, en kolay olarak 4–7 yaş arasında kazandırılır.

Toplum içinde atlet bez değiştirmeyin

Anne-babalar, çocuklarının bedenleriyle yapacakları tasarruflarda çocuklarının onayını alma yönünde eğilim göstermelidir. Örneğin, terlemiş bir çocuğun atleti izin alınmadan aniden çıkartılmamalı, altını ıslatmış bir çocuğun pantolonu kızgınlıkla ve öfkeyle değil, çocuktan izin alınarak çıkartılmalıdır. Çocuk zamanla kendisinden izin alınmadan bedenine yapılacak müdahaleleri hisseder ve rahatsız olur.
Çocuğun dört yaşından itibaren elbiseleri herkesin içerisinde değiştirilmemelidir. Toplum içinde çocukların atleti, kıyafeti ve bezi değiştirilmemeli. Çocuklar mümkünse elbiselerini kendileri ve kimsenin görmediği bir ortamda değiştirmelidir. Eğer çocuk kendisi elbiselerini değiştiremiyorsa, anneyle ayrı bir odaya gidilerek elbiseler değiştirilmelidir.

“İzin verirsem dokunabilirsin”

Anne-baba, çocuğunun vücudunu hoyratça kullanmaktan kaçınmalıdır. Ebeveynlerin çocuklarını öperken “Seni öpebilir miyim?” diye izin istemeleri bu bilincin oluşmasında etkilidir.Çocuğun güçsüz bedeninin, herkes tarafından izinsiz kullanılmasının çocukların kendi bedenlerini koruma refleksini kıracağı unutulmamalıdır.
Çocuğa saygılı davranmak, gerektiğinde “seni öpebilir miyim?” diye izin almak, onda “değerlilik hissini” oluşturur. Bütün anormal davranışların kökeninde “değersizlik hissinin” yattığı da bir gerçektir.

“Vücudum görünmemeli”

Çocuklar yürümeye başladığı andan itibaren, çırılçıplak olarak ortada bırakılmamalıdır. Çocuk, hatırlayabildiği en küçük yaşlardan itibaren kendisini genital bölgeleri giyinik olarak hatırlamalıdır.
Özellikle dört yaşından itibaren çocuklar çırılçıplak olarak ev içinde veya ev dışında bulunmamalı, giysilerini kendisinin giyip çıkartmasına izin verilmelidir. Kendisini başkalarının yanında çıplak olarak görmeye alışkın olmayan bir çocuk, elbisesinin birileri tarafından çıkartılmasından ciddi rahatsızlık duyacaktır.

4 yaşından itibaren banyoda çıplak olmamalı

Çocuk, temel davranış refleksi kazanması açısından dört yaşından itibaren anne-babası ile birlikte tamamen çıplak olarak banyoda bulunmamalıdır. Ayrıca çocuklar banyo yaparken üzerinde külotu da bulunmalıdır ki, çocuk, genital bölgelerinin görülmemesi ilkesini pratikte yaşayarak öğrenmiş olsun. Çocuğunuzla birlikte tuvalete girmeyin
Bazı anne babalar, çeşitli nedenlerle ya çocuklarıyla birlikte tuvalete girmekte veya tuvaletin kapısını aralık bırakmaktadır. Bu davranış çocuğun temel davranış refleksi kazanmasına engel olmaktadır.

Her ne sebeple olursa olsun dört yaşına gelen bir çocuk, tuvaletin “özel” bir mekân olduğunu öğrenmeli, tuvalet ihtiyacını gideren birisinin başkaları tarafından görülmesinin uygun olmayacağını bilmelidir. Çocuk genital bölgelerinin görülmesinden rahatsızlık duymamaya, kendisini tuvalette iken gören birisine tepki vermemeye alışmamalıdır.

Odasına izin alarak girin

Anne için çocuk ne kadar büyürse büyüsün çocuktur. O yüzden anne, çocuğunun odasına girerken izin alınması gerektiğini düşünmez. Ancak, çocuk dört yaşına girdiğinden itibaren “İzin verirsem kabul edilirsin” ilkesi hayata geçirilmelidir.

Anne-baba, çocuğun odasına girerken izin istemeli, her şeye rağmen onun çıplak vücuduyla karşılaşıldığında özür dilenip kapı kapatılmalıdır.Bu davranış kalıbı hem çocuğun kişiliğine saygıyı, hem de çocuğun rahatsız olduğu bir durumda itiraz edebilme becerisi kazandırılması açısından önemlidir.

“Dokunulması yasak olan yerlerim” refleksi

Çocuklar dört yaşından itibaren vücutlarının belli bölgelerine dokunulmasından rahatsızlık duymaya başlamalıdır. Özellikle genital bölgelere dokunulması çocukta ani tepkiye neden olmalıdır. Bu bilincin kazandırılması için dört yaşından itibaren çocukların genital bölgelerine temas azaltılmalıdır.
Aynı şekilde erkek çocuklara da “pipi şakası” yapılmamalı. Eş, dost ve akrabalar tarafından çocuklar, cinsel organlarına dokunularak, öperek, vurarak sevilmemelidir.

45 cm’lik mesafe koyun

Çocuğun etrafında yaklaşık 45 santimetrelik bir mesafeyi kaplayan “ruhsal emniyet alanının” kazandırılmasını içerir. Bu alan, çocukta kişiliğin saygınlık sınırıdır. Kim ki bu çizgiyi izinsiz olarak ihlal ederse, çocuğun rahatsız olması ve kendini korumaya çalışması sınırıdır.
Duygularını ve bedenini zarar vericilerden uzak tutabilmesi için mahremiyet hissi sınırıdır. Bu sınır kendiliğinden oluşmaz, aile içinde çocuğa saygın davranışlarla yaklaşırken adım adım gelişir.

Zorla öpmek, sevecen zorbalıktır

Ebeveynin, belli bir mesafede durması, çocuğun göz hizasına kadar eğilip tebessüm ederek “Seni öpebilir miyim?” diye seslenmesi, “Ben bu çocuğun babasıyım, istediğim gibi sarılırım, öperim” ile ilgili değil, çocuğa “mahremiyet hissi sınırını” fark ettirebilmek için gerekli olan pratik bir uygulamadır. Kendisine hoyratça yaklaşılan, “Hayır git, istemiyorum, öpme” diye tepki gösterdiği hâlde “sevecen bir zorbalıkla” bedeni esir alınan, çaresizlik yaşatılan çocuklarda “kişilik sınırları” oluşmadığı gibi, mahremiyet eğitimi de zarara uğrar.
Aile içinde bu saygınlığı hissetmiş çocuklar kendi “korunaklı sınırlarını” bildikleri gibi, başkalarının sınırlarına da saygın davranırlar. Bu çocuklar, markette sıra beklerken öndeki kişiye yapışmadan durur. Asansöre binip inerken kendinden öncekini bekler. Arkadaşının kalemini kullanırken izin alır. Gerektiği zamanlarda “tepkisel ve saldırgan olmadan” hakkını düzgün cümlelerle sorgulayabilir.